|
Silvan Kaymakamlığı Milli Eğitim Müdürlüğü ve Eğitim-Bir-Sen (Diyarbakır Şubesi, Silvan İlçe Temsilciliği) organizesiyle, "Okuyan SİLVAN" kampanyası çerçevesinde, Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Arslan tarafından 19 Aralık 2008 tarihinde M. Adil Kepolu İlköğretim Okulu Konferans Salonunda 10:45'de "Kimyacı Gözüyle Sigara ve Dumanı" konferansı verildi.
Aile bütçelerinde, sigaraya harcanan para, eğitim ve sağlığa harcanan paraya eşittir. 5727 sayılı kanun hayata geçirilmelidir. Sen neye hazırsan, o sana kolaylaştırılır.
Aynı Kampanya çerçevesinde Fırat Üniversitesi Öğretim Elemanı Dr. H. Emin Sert tarafından "Teknoloji Çağında BİLGİ ve OKUMA" konferansı 13.15 de verildi. "Türkiye Okuyor" Kampanyası çerçevesinde "Okuyan Silvan" Kampanyası eğitim camiasında ayrı bir heyecan uyandırdı.
|
|
|
Herkes İçin Sürekli Eğitim |
|
|
|
|
"İlim öğrenmek, her erkek ve kadın için gereklidir." İlmihal bilgilerini öğrenmeksizin, hatasız bir hayat yaşamak mümkün değildir.
"Beşikten mezara kadar birşeyler öğrenmek inancımızın gereğidir." UNESCO tarafından bir ihtiyacı karşılamak üzere gündeme getirilen "Herkes İçin Sürekli Eğitim"in patenti, biz farkında olmasak da gerçekte Hz.Muhammed (s.a.v.)'e aittir.
"Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir." (Necm Suresi, 53/39-40).
Çalışmak için yeterli zamanımız hep vardır. Yeter ki, doğru kullanmasını bilelim.
"Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul." İnşirah Suresi, (94): 07 Bilgi, güve gibidir. Paylaşılmadıkça insanı yer bitirir.
Herkes İçin Sürekli Eğitim hayat tarzı haline getirilmelidir.
|
|
Mutlak kemale masruftur. Yani bir kelime veya kavram en mükemmele delalet eder. Bu noktada "İnsan Olabilmek" başlığımız gerçekten insanlığa layık bir çizgide yaşayabilmeyi ifade ediyor.
İnsan olabilmek zordur. İnsanın içinde iyiye meyil olduğu gibi kötüye meyil de vardır. İnsan kendi içindeki fırtınaları dindirebilirse dış dünya ile sağlıklı iletişim kurabilir. Dış dünya iletişiminin de farklı boyutları vardır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Referans- Kaynaklar- Atıflar |
|
|
|
|
Bu kısımda, tez ve kitaplarda kullanılan kaynaklara yer verilecektir. Bundan maksat literatür çalışması yapacaklara yardımcı olmak.. Akademik çalışma yapanların atıf olarak kimler tarafından kullanıldığının tesbitine katkı sağlamak, Yayınlanan eserlerde kullanılan kaynakları belirlemek.
Sahada çalışanların birbirleri ile iletişimine katkı sağlamak gibi beklentilerdir.
|
|
İnsanî ve Sosyal Gelişim bir Sistem Çalışması'dır.
İnsanî, Ailevî, Kurumsal, Toplumsal ve Küresel Gelişim sistemleri ile ilgilenir. Günün ihtiyaç ve beklentilerine göre açılımlar yapar. |
|
Adam, bir haftanin yorgunluğundan sonra, Pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldi ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal ediyordu. Tam bunlari düsünürken oglu kosarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, ogluna söz vermisti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç disariya çikmak istemediginden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dagittigi dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasini küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı: - Eğer bu haritayi düzeltebilirsen seni parka götürecegim! dedi. Sonra düşündü: - Oh be, kurtuldum! En iyi cografya profesörünü bile getirsen bu haritayı aksama kadar düzeltemez! Aradan on dakika geçtikten sonra oglu babasının yanına koşarak geldi: - Babacığım, haritayı düzelttim. Artik parka gidebiliriz! dedi. Adam önce inanamadi ve görmek istedi. Gördügünde de hayretler içindeydi ve ogluna bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk su ibretlik açıklamayı yaptı: -Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. "İnsanı düzelttiğim zaman, dünya kendiliğinden düzeldi!"
İnsanın düzelmesi de kalbin ve işlerin düzelmesi ile olur. Bu noktada, beyin, kalp, dil ve davranışlar uyum halıinde olmalıdır.
Günümüzde hastalık olarak, herkes başkasını düzeltme gayretinde... Kimse dönüp kendi davranışını gözden geçirip düzeltme gayretinde değil...
Bu durumda dünyada da düzelme olmaz...
|
|
Bilim ve din birbiri ile çelişmez. Bizim zihnimizin arka planına yerleştirilmeye çalışılan ilim din çatışması asıl olarak Hıristiyanlığın sorunudur.
Bilimsel gerçeklikler, ideolojiye kurban edilmedikçe din ile çatışmaz. Din de Ortaçağ Hıristiyanlık karanlığı bakış açısına mahkûm edilmedikçe bilimsel gerçekliğe karşı çıkmaz. Bilim din çatışması, Hıristiyanlık ve Ortaçağ Avrupası ile ilgili bir durumdur.
Ortaçağ Avrupası karanlık bir devir yaşarken, İslam âlemi çok aydınlık ve bilimsel keşifler dönemini yaşıyordu. İslam dininin sicili ilim ve din noktasında temizdir. Ama kasıtlı olarak sanki mutlak manada ilim din çatışması varmış gibi gösterilmeye çalışılmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
Bilgi ve davranış arasında sıkı bir ilişki vardır. Bilgi, teorik bir dayanak noktası olup neyi niçin yaptığımız açısından önem arz eder. Bilinç gelişmeden\ o bilince uygun olan fenomenleri algılamak mümkün değildir. Her bilinç kendine özgü bir niyet geliştirir; ve bu niyet, o bilincin neyi algılayıp nasıl anlamlandıracağını etkiler. Kişinin ortama getirdiği niyet, onun neyi algılayacağını, nasıl bir bilinç içinde olacağını belirler. İradeli insan ‘niyet'inin sürekli farkındadır. Sorumluluğunun bilincinde olan insanı, diğer insanlardan ayıran en önemli öğe, onun kendine özgü niyetidir; onun hayatta bir amacı, hedefi ve niyeti vardır. Bu gayesini gerçekleştirmek için bütün gayret ve enerjisini o yolda kullanmasını bilir. Bilgi ve bu bilgiye göre ortaya koyulacak olumlu davranışın getireceği mutluluk, insanda bir doyum meydana getirir. Bilen insan; olgun, alçak gönüllü ve saygılıdır.
Kişinin davranışlarını tahlil edip değerlendirebilmek için, onun değerler ve inanç dünyasını da tanımak gerekmektedir. Çünkü insan davranışlarının sergilenmesinde, hadiseleri hangi açıdan ele alıp değerlendirdiği, önemli bir etkendir. Bilinçli fiil ve davranışlar, akıl yürütme ve düşünme sonucunda meydana gelir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 6 |